Ana içeriğe atla

Honda VFR800X Crossrunner İle Son Yolculuk

 Blog açmama vesile olacak kadar hüzünlü bir andı aslında benim için, son yolculuk. Nc750X'ten sonra, '100.000 km yapmadan satmayacağım' sözü ile satın aldığım evladımla son dansımızdı bu. Aslında güzel de denk gelmişti bu son yolculuk, keza kendisi ile ilk yolculuğumuzu da aynı rotada yapmıştık. İstanbul - Geyikli rotası ikimizin de sevdiği ve her seferinde heyecanlandığı bir rotaydı. Peki bizleri neler ayırdı?



2 tane boynumda, 1 tane de sırtımda 'pörtleyen' fıtıklarımdı aslında bizi ayıran. Runner'ın oturuş pozisyonu rahattır ama 1.73 bir adam için gidon biraz fazla önde kalıyor, trapez'iniz kasılmadan gidemiyorsun, fıtıklı bir insan için oldukça zor bir pozisyon. Teşhis konduğundan beri her pozisyonu denedim, satmamak için direndim ama 6. ayın sonunda ben de pes ettim.

Fıtıklı bir insanın çok hoşuna gitmeyecek bir durum da; aşırı hassas gaz kolu! Tümsekten geçersin yanlışlıkla gazı açar elin ufak da olsa, Runner'ın böyle durumlarda hiç affı yoktur hemen öne atılmak ister. Bu da ayrılmamızda karar vermemi kolaylaştıran bir başka durumdu. Oturuş pozisyonunu bulsan bile bu hassaslığa bir çözüm yoktu.

Yeni teknoloji motorlarda ride by wire teknolojisi ile 2. maddeye bir çözüm buldular, ilk madde için ise henüz bir çözüm bulunamadı. Runner'da ridebywire olsaydı muhtemelen satmazdım.

Güle güle güzel çocuk, seninle anılarımızı da kaleme alacağım. 

Bu da bendeki son foton, yolun açık olsun.



Yorumlar